Tüm dünyanın dansı: Salsa

0

Damla Balaban – Latin Dancer

‘Nereden başlasam?, Nasıl başlasam?’ gibi yüzlerce soru aklımdan geçerken, iyi kötü bir yerden başlamam gerektiğinin farkına varmış olsam ki bu satırları yazıyorum. Günümüzde birçok Salsa eğitimi alma kararı alan kişilere, Salsa’nın tarihçesi anlatılmamaktadır. Aslında yaptığınız dansın geçmişini, günümüze nasıl geldiğini es geçmek ne kadar doğrudur o da bilinmez. Salsa, Karayipler’de doğmuş olmasına rağmen, Karayipler’den ABD’ye göçenler sayesinde, Latin Amerika’da ve ABD’de yaygınlık kazanıyor. Böylelikle Salsa dansı 1970’lerden sonra tüm dünyaya tanınır ve uygulanır duruma geliyor. Salsa adını İspanyolca’dan almakta olup, anlamı ise ‘sos’ demektir. Söylenenlere göre, soslar belli baharatların ve tatların karışımından meydana geldiği için Salsa’yı da bir nevi ona benzetip, farklı kültürlerin birleşiminden (Afrika, Dominik Cumhuriyeti, Kolombiya, Porto Riko, Afrika, Küba, Amerika) oluşan bir dans olduğu için bu adı aldığı dillerde dolaşıyor.

Yazımda daha derinlere dalmaya başlamadan önce demem gereken birkaç şey var. Öncelikle danstan bir arkadaşımın bana nasihatte bulunduğu bir cümlesini yazımda geçirmek isterim. Kendisi bana üstüne basarak söylediği ‘Eğer dans etme kararı aldıysan birden fazla dans çeşidine yönelme. Bir alana yönelip, üzerinde çalışmak her zaman daha fazla başarı getirir.’ bu cümleyi ben de size aktarmak istiyorum. Bu yüzden ben de yoluma Salsa’yı seçerek devam ediyorum. Şuana dek yaptığım ve yapmaya devam edeceğim en güzel, en keyifli ve en yüz güldürücü danstır. Daha birkaç aylık tecrübemle diyebilirim ki kendisini icra ettiğin/etmeye çalıştığın sırada Dünya’nın pek çok gamını, kederini bir an olsun aklından geçirmediğin dans türüdür. Ders sırasında bazen ‘Daha en az yarım saat vardır dersin bitmesine, oh oh harika.’ diyorum. Saate bakıyorum ve beş dakika kaldığını görüp üzülüyorum. Diyeceğim o ki siz farketmeden Salsa sizi içine çekiyor bile, bir bakmışsın bağımlısı olmuşsunuz. Eğlenceli ama bir o kadar sıkı ve zor günler sizi bekler. Bence, en zor komplike eşli dans Salsa’dır. Bir zamanlar dans etmek için birkaç temel adım bilmek yeterliydi ancak 70’lerden bu zamana kadar birçok dans stilleri ortaya çıktı. Bu stillerin her birinin ayak figürleri ve dönüş hareketleri farklılık gösterir. Bu stillerin en çok bilinenleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

1-Los Angeles Stili(ON1)

2-New York Stili(ON2)

3-Küba Stili

4-Miami Stili

5-Rueda Stili

Aslında bunların dışında ON3 ve ON4 Salsa’da vardır ancak pratikte mümkün ve kullanışlı değildir. Ek bilgi olarak da buraya yazalım, dursun aklınızın bir köşesinde. Peki kurs verilen eğitim kurumlarında hangisi öğretiliyor diye sorular kafanızı kurcalamış olabilir ancak Türkiye’de eğitim anlamında ON1 gelenek olduğundan çoğunlukla Los Angeles Stili yani ON1 öğretiliyor. Kişi yeterince uzmanlaşınca ON2 yani New York Stili’ne diğer bilindik adıyla ‘Eddie Torrez’ stiline organik bir geçiş sağlar. Salsa LA Stili(ON1) kadın partnerin sürekli yer değiştirdiği bir düzen üzerine kuruludur. Genelde ilk derslerde Salsa adına basic adımlar(temel adımlar) öğretilir. 1-2-3-stop-5-6-7-stop(baskın adım 1 ve 5’dir.) düzenine uygun olacak şekilde, ileri- geri adım, sağ-sol adım ve bunun yanı sıra çapraz açılma adımları vardır. Oldukça karmaşık gibi görünen ayak hareketleri gözünüzü korkutmasın, temeli iyi oturtursanız her şey daha kolay ve eğlenceli bir hal alacaktır. Sonrasında öğrenilmesi gereken kadın partnerin (follower) ve erkek partnerin (leader ) dönüş hareketleri öğrenildikten sonra Cross Body’e açılma, Open Break, Kol Altı Dönüşü, Komplex Kol Hareketi, Stop On X Hareketleri, Walkaround Kombinasyonu  gibi öğrenilmesi gereken bir takım şeyler vardır. NY Stili(ON2) baskın ritim 2 ve 6’ dır. Erkek 1 de sol adımını olduğu yerde yere basar ve ardından 2. adımında sağ adımını geri basarak dansı başlatır. 3’de yeniden ağırlık sol adıma geçer. Unutulmamalıdır ki ON2’da 4. adımı atlanır yani müziğin içine yedirilir.

4. adımın gecikmesinden ötürü 5. adımı sağ ayak öne basarak ve ardından 6. adımı sol adım sağ adımı geçecek şekilde öne basılır. 7’de ağırlık tekrar sağ adıma aktarılır.

Evet New York Stil buradan karışıkmış gibi gelebilir ancak dansı maalesef yazarak tekniksel anlatamayız. Canlı olarak gösterildiğinde daha kolay kavranabileceğinin sözünü verebilirim. Ama sadece ON1 bilenler olarak öğrenecek çok şey olduğunu ve önümüzde zorlu bir süreç var olduğunu belirtmek isterim. Bu yazımda, yüzeysel olarak bilindik Salsa stillerinin üzerinde durdum ve metinimi bitirmeye doğru da yol alıyorum. Unutmayın ki, performans olarak erkeğin, görsel olarak kadının önemli olduğu bu dansta erkek yönlendirme yaptığı için dansın kalitesini burada erkek belirler. Çok iyi bir erkek karşısındaki kadını o kadar güzel yönlendirir ki kadın başlangıç seviyesinde bile olsa dışarıdan şık gözükür ve acemiliği göze batmaz. Fakat tersi durumda yapılan dans hiçbir şeye benzemez ve kadın iyi bile olsa ikisi de kötü gözükür. Bu nedenle Salsa, iyi dans eden biriyle yapıldığı takdirde oldukça keyifli olan, kendini bulutların üstünde süzülüyormuş gibi hissettiren danstır. Bachata veya Tango gibi yakın temas gerektiren bir dans olmaması da kişisel alanınızı korumanızı sağlar ve sadece dansı hissedersiniz.

Öyleyse dansa ve okumaya karşı ön yargılarınızın kırılması dileğimle.

Dansla kalın, hoşça kalın…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here